COP31 Başkanı Murat Kurum, Fiji’deki Pre-COP Liderler Oturumu’nda iklim krizinin Pasifik ada ülkeleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti ve 1,5 derece hedefinin önemini vurguladı.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 öncesinde Fiji’de düzenlenen Liderler Genel Oturumu’na katıldı. Kurum, iklim krizinin etkileriyle mücadele eden Pasifik ada ülkelerinin durumuna dikkat çekerek, 1,5 derece hedefinin Tuvalu gibi ülkeler için varoluş meselesi haline geldiğini belirtti.
Liderleri Tuvalu ve Fiji dillerinde selamlayan Kurum, konuşmasına Tuvalu dilinde ‘birlik ve ortak eylemde bulunan güç’ anlamına gelen Taku Pakasoa Bildirgesi’ne vurgu yaparak başladı. Bu bildirgenin, iklim krizinin ön saflarındaki Pasifik halklarının arkasında birleşme çağrısı olduğunu ifade etti. Kurum, gelinen noktada ‘görüşme, konuşma yeter; birlikte eyleme geçme zamanıdır’ mesajının tüm dünyada aynı ağızdan verildiğini söyledi.
Paris Anlaşması’nın küresel sıcaklık artışını 1,5 derecede sınırlama hedefinin Tuvalu gibi ülkeler için hayati önem taşıdığını vurgulayan Kurum, deniz seviyesinden birkaç metre yükseklikteki Tuvalu’nun her gün iklim gerçeğiyle yüzleştiğini dile getirdi. Kurum, ‘Tuvalu ve Fiji’yi tehdit eden durum, hep birlikte harekete geçmezsek hepimizi bekleyen geleceğin habercisi’ dedi. Sıcaklık artışının 1,5 dereceye yaklaşmasıyla bu hedefin, Tuvalu gibi ülkelerin var olup yok olma meselesi haline geldiğini belirtti. Bilimin, derin, hızlı ve sürdürülebilir emisyon azaltımlarının artık şart olduğunu söylediği bilgisini paylaştı.
COP31 Başkanı Kurum, 1,5 derece hedefine ulaşmak için tüm tarafları ortak eylemi hızlandırmaya çağırdı. 2035’e kadar Ulusal Katkı Beyanları’nı (NDC) sunmayan ülkeleri harekete geçmeye davet etti. Temiz enerji geçişi taahhüdünü yineleyerek, 2030’a kadar yenilenebilir enerji kapasitesinin 3 katına, enerji verimliliğinin 2 katına çıkarılması ve fosil yakıtlardan uzaklaşma hedeflerini COP31’in başarısı olarak gördüğünü ifade etti. 2035 yılına kadar yüzde 35 elektrifikasyon hedefini de önemli bulduğunu belirtti. Elektrifikasyon, depolama ve şebeke dönüşümünün enerji arz güvenliğini güçlendireceğini, maliyetleri düşürüp fosil bağımlılığını azaltacağını söyledi.
COP31 Antalya Eylem Gündemi’nde Elektrifikasyon, Sıfır Atık ve Yeşil Sanayileşme ile Denizler ve Okyanuslar başlıklarını öne çıkaracaklarını belirten Kurum, iklim finansmanının adil dağılımının önemine değindi. Uluslararası finans mimarisinin ‘Küçük Ada Gelişmekte Olan Devletler’ ve ‘En Az Gelişmiş Ülkeler’ için hibe temelli ve imtiyazlı finansmanı sağlaması gerektiğini ifade etti. Gelişmiş ülkeleri Pasifik Dayanıklılık Fonu’na katkı sağlamaya davet etti. Kurum, ‘Okyanus, gezegenin iklim düzenleyicisi, en büyük karbon yutağı ve gıda güvenliğinin temelidir. Isınma, asitlenme, deniz seviyesi yükselmesi ve biyolojik çeşitlilik kaybına karşı hep birlikte toplu eylem gerekir’ dedi.
İklim kriziyle mücadelede birlik ve ortak eylem çağrısını yineleyen Kurum, ‘Burada Pre-COP’ta, Pasifik’te Taku Pakasoa ruhuyla seslerimizi birlik, dayanıklılık ve güç içinde birleştiriyoruz. Kasım ayında Antalya’da COP31’e hazırlanırken tüm tarafları, tüm dünyayı ortak geleceğimiz için harekete geçmeye davet ediyorum’ diye konuştu. Kurum konuşmasını Tuvalu dilinde teşekkür etmek anlamına gelen ‘Fakafetai’ sözüyle tamamladı. Toplantıya Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Fiji Başbakanı Sitiveni Rabuka, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell ve diğer temsilciler katıldı.
Nevşehir Sabah, Nevşehir ve ilçelerinde yaşanan gelişmeleri gün boyu takip eden yerel haber sitesidir. Valilik, belediye ve kurumlardan gelen duyuruları, şehir gündemini ve Türkiye'den öne çıkan haberleri sade bir dille okurlarına ulaştırır.
Yorum Yap